15 Ağustos 2018 Çarşamba 00:13
 

TEKRAR DÖNMEK MI GEREKİR

25 Ağustos 2015 Salı 13:47

İki gün önce BDP 3. Olağanüstü Kongresi Ankarada Türkiyenin dörtbir yanından gelen delege ve konukların katılımıyla yapıldı.
Kogre'nin barıştan yana olan herkese hayırlı olmasını ve yönetime seçilen arkadaşlara başarılar diliyorum.

Kongre'nin konuşmacılarının tamamı, bu ülkede savaşın bir an önce bitmesi, daha fazla insan ölmeden , sonuçta olması gereken barışın inşası için , dilek ve temennilerde bulundular.

Kongrede eski çalışma arkadaşlarımı görmek ve ayak üstüde olsa sohbet etme şansını yakalamış oldum.

Genelde sorulan soru , PKK ne yapmalı? 

Koşulsuz ateşkes ilan ederek gerimi çekilmeli ? yoksa savaşa amansız bir şekilde devammı etmeli ?
 PKK bundan önce yaklaşık sekiz kez ateşkes ilan etti, bunlardan bazıları tek yanlı, bazılarıda karşılıklı verilen tahütler üzerine oldu.
Ne yazıkki her iki türlüsündede çeşitli nedenlerle, özellikle devletin genel Kürt politikası ve iç kamuoyundaki, aşırı milliyetçi şoven anlayışlardan dolayı, ateşkes süreçleri nihayete kavuşmadan bozuldu.
Belki ateşkes süreçlerinin bozulmasından, günü birlik kazanımlar elde eden siyasi kesimler olmuştur, ancak; hepimizin şahit olduğu gibi insanlık kaybetmiştir.

Ateşkeslerin bozulmasının nedeni bence, anlaşmaların halka açık olmaması ve üçüncü gözlerin olaya müdahil edilmemesiydi.

Çoğumuzun hafızalarında resmini canlı tuttuğumuz  ve bizzatihi tanığı olduğum bir ateşkes sürecinden bahsederek örneklendirmek istiyorum.

1996 yılında  PKK tarafından tutsak olan 8  askerin serbest bırakılması olayı.

Yine hepimizin bildiği gibi o zaman , Belçikada Kürtlerin oluşturmuş olduğu  Kürt Parlementosu diye bir kurum vardı. 
Hükümet ise Saadet partisinin içinde yer aldığı koalisyon hükümetiydi.
Sayın Erbakan silahların susması , karşılıklı iyi niyet adımlarının atılması için, kendi gurubundan olan sayın Fetullah Erbaşı görevlendirerek , görüşmeler yapmak üzere , avrupaya göndermişti.
Sayın Erbaş günlerce Kürt parlementosunda kalarak görüşmeleri sürdürdü.
Sonuç olarak PKK esir askerleri serbest bırakacak, devlette kendi elindeki tutsaklara ilişkin iyileştirmelere giderek , baskı politikalarından vazgeçerek , legal zeminde siyasetin önünün açılmasını sağlayarak , barış ortamının alt zeminini oluşturacaktı.
Her ne kadar kaygıları olsada, barış için denemeliyiz diyerek, özellikle Sayın Öcalanın talimatı ile 8 askerin serbest bırakılmasına karar verildi. 
 PKK ' den teslim almak üzere, İHD başkanı Sayın Akın BİRDAL , Sayın Fetullah ERBAŞ, gazeteci ve aynı zamanda insan hakları aktivisti olan Sayın Cemil AYDOĞAN'dan oluşan bir heyet  askerleri teslim alarak Türkiyeye getirdiler.

Ne gariptirki askerlerin zarar görmeden sağ salim gelip, aileleriyle buluşmasından mutluluk duyması gereken siyasiler, bu durumu onur meselesi yaparak, yine hamaset siyaseti ile olayı örtbas edip, hiçbir görüşme olmamış gibi bir algı oluşumunun yolunu seçtiler. 

Hatta askerleri aileleriyle buluşturan aracı heyeti , manşetlere taşıyarak hainlikle suçlayıp, heyetteki ve tanığı olan kişileri cezalandırma yoluna gittiler.
Şimdi bu örnekte olduğu gibi, diğer ateşkeslerde , aşırı milliyetçilik gururu ve egolardan dolayı sonuçlandırılamamış, yeniden gencecik evlatlarımızın yaşanmamış yaşamlarına ipotek konularak ölümlere gönderilmiştir.

Şimdi PKK ne yapmalı? 

PKK Dünya siyasetinde dikkatle izlenen,   yapmış olduğu antlaşmalara sadık kalan , barışı ve insanca yaşamı kendisine şiyar edinen , saygınlığı olan, bir siyasi yapılanma olduğu gibi , kendisine inanan kitlesinide attığı her adımın haklı mantığıyla buluşturabilen bir harekettir.
Yukarda belirttiğim örgütsel avantajlarından dolayı , PKK yeniden  gerkirse tek taraflı ve uzun süreli olarak ateşkes ilan ederek , gencecik çocukların analarının göz yaşlarına sevinenleri , Türkiye başta olmak üzere, Dünya kamuoyu vijdanında mahküm ederek , savaşın sonlandırılmasındaki samimiyetini bir kez daha göstermelidir.

PKK bu  yaklaşımı ile , insanlık tarihine önemli bir not yazacağı gibi, başta Türkiyede olmak üzere ,özellikle diğer parçalardaki Kürt siyasetinin önünü açmış olacaktır.

Burada PKK ' nin tek yanlıda olsa ,ilan edeceği ateşkesin yararlarını , yüzlerce örnek göstererek sıralayabiliriz.
Örneğin , orduyla hükümet arasındaki ilişkiler bile , Kürtlerin bir bütün olarak kazanımlarını korumak ve daha ileri seviyelere çekmek için hazır bir ateşkes gerekçesi olarak PKK'nin önünde durmaktadır.
Devletin ve onun iktidarları'nın bütün anlayış ve yaklaşımlara rağmen, PKK bu şansı bir kezdaha , Türkiye halklarına sunmalı ve  hatta bu ateşkesin adınada , Halklarımızın ateşkesi adını koymalıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI

ÖNE ÇIKANLAR

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu