16 Ağustos 2018 Perşembe 05:09
 

BARIŞ SÜRECİ VE SİLAH BIRAKMA

04 Nisan 2015 Cumartesi 15:45

28.Şubat 2014 günü Hükümet veHDP ilk kez ortak açıklama yaptı; 'silah bırakma' için 

Öcalan'ın kongre çağrısıduyuruldu.

Sırrı Süreyya Önder, Öcalan'ın PKK'ya yönelik çağrısını açıkladı. Öcalan çağrısında, "Asgari 

müştereğin sağlandığı ilkelerde silahlı mücadeleyi bırakma temelinde stratejik ve tarihi karar 

vermek için PKK’yı bahar aylarında olağanüstü kongreyi toplamaya davet ediyorum.

 

Bu davet, silahlı mücadelenin yerini demokratik siyasetin almasına yönelik tarihi bir niyet 

beyanıdır" ifadelerine yer verdi.

 

Bu ortak açıklama herkesi olduğu gibi bizleri de heyecanlandırdı. Uzun zamandır beklediğimiz 

huzur ve barış ortamının kalıcı hale gelmesi tek temennimiz.

 

Otuz yılı aşkın bir süredir devam eden kan ve gözyaşı duracak,

insanlar hak ettikleri gibi insan hakları çerçevesinde özgürce yaşayacaklar.

Barış süreci başladığı günden bu güne kadar, süreci baltalamak için, kan ve gözyaşı üzerinden 

nemalanan İç ve dış rant çevreleri ellerinden geleni yaptılar.  

 

Birçok yerde sağduyu ve bu işi 

görev kabul etmiş sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla az hasarlı atlatılarak bu güne gelindi. 

Bu günden sonrada rant kesimi baltalama çabalarına devam edecektir. 

 

 

Daha öncede 2012 yılında, Kızıltepe Sivil toplum Kuruluşları Platformu [STKP] olarak çözüm 

süreci için araştırmalarımızı, 13 sayfalık bir dosya halinde yeni Anayasa Komisyonu 

Başkanlığına, Akil İnsanlar heyetine, siyasi partilerin temsilciliğine sunduk.  O günden beri de 

barış sürecinin takipçisi olduk.

 

Yaşanan provokatif eylemlerin hasarsız bir şekilde atlatılması 

için, üzerimize ne düşüyorsa fazlasıyla yapmaya çalıştık. Toplumumuzun bu konuda 

sağduyulu ve sürece olumlu katkı sağlamak adına, bizler 47 dernek bileşeni olan Mardin 

Toplumsal Dayanışma Federasyonu olarak elimizden gelen tüm çabayı sarf edeceğiz. 

 

 

Önümüzde çok kritik süreç vardır. Zira kandan beslenen, rant çevreleri, bu kargaşanın sonucu 

sayesinde büyük siyasi makamları işgal etmiş sahte milliyetçi ve slogancılar makamlarını 

kayıp etmeme uğruna dışarıdaki ve içerideki patronların plan ve destekleriyle akla, vicdana 

gelmeyecek provokatif eylemlerde bulanabilirler. 

 

 

Allah esirgesin bu sorunu bu ülke kendi içinde çözmezse emperyalistlerin yol haritalarıyla 

çözüm yolları aranacaktır. Maalesef onların çözüm yöntemleri de ortada ve tümüyle çıkar 

felsefesi üzerinedir.

 

Yeni Kobane’ler, Şam, Halep’ler, Bağdat. Musul’lar, Libya’lar, 

Afganistan’lar gibi Yıkılmış virane şehirler olacaktır.  Bu günümüzün kararmaması, insan 

hakları çerçevesinde yaşamamız ve çocuklarımızın geleceğinin yok olmaması adına cesur 

duyarlı ve uyanık olmalıyız.

 

 

Tüm dillerin ve dinlerin özgür kardeşçe yaşadığı bir ülke olmamız tek hayalimiz olsun

 

                                                                         

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI

ÖNE ÇIKANLAR

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu