23 Haziran 2018 Cumartesi 13:10
 

MİZAHIN GÜCÜ

31 Ekim 2014 Cuma 16:06

Mizah, asimetrik bir boy ölçüşme tarzıdır. Kişinin ne siyasal ne de ekonomik olarak baş edemeyeceği bir tarafı, zekânın delici, kültürün geriletici, neşenin kavrayıcı etkisini kullanarak eleştirmektir mizah. Bu nitelikleriyle epey yol alır, yüzleri güldürür ve yaratıcı kapasitesiyle ortak bir akıl, en azından bir duygu iklimi oluşturur. Kavga ve şiddet içermediği için mizah okunu atan kendini nispeten güvende hisseder, okun hedefi olan da aynı zekâ ve zarafetle yanıt vermek zorunda olduğu için nitelikli atışma şartları oluşur. Siyaset ve eleştiri zanaatı nitelik kazanır. Toplum da bu sıra dışı rekabetin izleyicisi olarak aklen-ruhen tatmin ve mutlu olur.

Yolsuzluk konusunda tomurcuklanan mizah (alaycı eleştiri) Gezi'den sonra yeni meyveler verdi. İşte çeşitli kaynaklardan topladığım birkaçı:

-Diyanet İşleri Başkanlığı resmi olmayan son sonuçları açıkladı: ''Geçerli dua sayısı 12.742; AK Parti %42, Hizmet %57, Bağımsız (Cübbeli Ahmet Hoca) %0.6. Beddua puanlama dışı tutuldu.'' 

-Dışişleri Bakanlığı, yolsuzluk iddiasının ardından istifa eden Tokyo Valisi Naoki Inose nedeniyle Japonya'ya nota verdi: ''Yol olsun diye mahsus mu yapıyorsunuz?''

-Başbakan Erdoğan'ın ziyareti sırasında Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, Gülen'e yakın Türk girişimcilerce açılan PAK-TÜRK okullarından büyük övgüyle bahsedince dayanamayan Erdoğan Pakistanlılar'a sitem etti: ''Siz de mi küresel komplonun parçasısınız ha!'' 

-Elin oğlu salata yapar adını Sezar koyar, biz yapınca çoban koyuyoruz; aslında çok mütevazı bir milletiz. Bir de çobanların çocukları kendilerini Sezar zannetmeseler! Malum: Sezar dünya işlerini kendine ayırmış, uhrevi işleri Hz. İsa'ya bırakmıştı.

-Kimi bakan oğullarının rüşvet aldığı iddia ediliyor. Adı geçenlerden biri gerçekten talihsiz. Olgun yaşta bir oğlu olmadığı için kendisi almak zorunda kalmış.

-Millet milyon dolarlar götürüyor, biz de iki çayı arkadaşa yükleyince seviniyoruz. Adalet mi bu?

-Hâlâ ayakkabı kutusunu konuşuyorlar TV'lerde. Sanki adamın suçu parayı çalmak değil, onu ayakkabı kutusuna koymak!

-Eve bir geldim, bir de ne göreyim? 9 yaşındaki oğlum ayakkabı kutularını dolaptan yere indirmiş küfür ediyor. Ne oldu diyorum. "Ne olacak hepsinden ayakkabı çıktı" diye dövünüyor.

-Şaka gibi ama ortada öyle bir yolsuzluk çetesi var ki, gözaltına alınanlardan en mütevazısı ülkenin en zengin müteahhidi.

-Eskiden polis rüşvet aldığında sürülürdü, şimdi rüşvetçiyi yakaladığında sürülüyor. Hayaldi gerçek oldu...

Yetişkin bir bakan yavrusu günde ortalama 3 milyon dolar rüşvet yiyebilir. National Geographic.

-Gece yatarken odama boş bir ayakkabı kutusu koyacağım, belli mi olur bakarsın şeytan doldurur.

-Günün diyaloğu: Hırsız- Bulaşığı yıkadım, cam sildim, toz aldım, bir de şu prizi tamir edersem... Ev sahibi- Helal olsun herife, çalıyor ama çalışıyor da.

-Bunlar devletin 3 temel organından olan yürütmeyi çok yanlış anlamışlar...

-Ebru Gündeş'in işi zor, sen milyon dolarlık kocayı bul, devlet el koysun.

-"Milyonları evde zor tutuyoruz" derken biz espriyi anlamamışız.

-Gençler artık birbirlerine kızdıklarında "Bakan Çocuğu" diyorlarmış...

-Halkbank Genel Müdürü'nün evinden çıkan dövizlerin piyasaya sürülmesiyle birlikte dolar 1.80 TL seviyesine geriledi.

-"Yedirmeyiz" diyenler haklı çıktı, sadece kendileri yemişler.

-Önce sefaretleri kapatılıp ülkelerine gönderilen ama sonra Ankara'ya geri çağırılan ABD ve İsveç Büyükelçileri, Aşağı Ayrancı'da birlikte eve çıktılar...

-Rüşvet değil bağıştı... Ya öyle... Burası da cehennem değil solaryum!

-İsrail Dışişleri Bakanlığı: ''Halk Bankası'nın inanılmaz yükselişi karşısında, ayakkabı kutularına dolarları doldurup genel müdürün evine saklamaktan başka çaremiz yoktu. Kabul edin iyi numaraydı" diye açıklama yaptı.

-Türkiye'de patlak veren rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından utanan 4 İsviçreli bakan istifa etti. Bu durumu Türk basını, "Emperyalizmin yeni oyunu" diye duyurdu.

-Derin devleti ortadan kaldıran istihbarat kurumu "paralel devleti" tespit edemeyince yeni bir istihbarat kurumunun oluşturulmasına karar verildi. Şanghay İşbirliği Örgütü teknik destek sözü verdi.

Göz önündeki yolsuzluğu bırakıp uluslararası komployu öne çıkaranlara karşı hemen bir öykü düzülmüş: Adam camiye ibadete gitmiş. Bir de ne görsün; hırsızın biri caminin gümüş şamdanını sarmış götürüyor. Adam sinirlenip "tuu" diye hırsızın yüzüne tükürmüş. Hırsız pişkin: "Utanmıyor musun camide yere tükürmeye, zındık herif" demiş.

Konuyla hiç ilgisi olmamasına rağmen bir tane de benden... İçimde kalmasın:

Şivan Perwer-İbrahim Tatlıses düetini dinleyip "bu kadar zulüm olmaz artık" diyen PKK, bu durumun devam etmesi durumunda geri çekilmeyi durdurup, eylemlere başlayacağını ilan etti

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI

ÖNE ÇIKANLAR

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu