18 Aralık 2018 Salı 18:21
 

CESUR LİDER ZOR GÜNLERDE KENDİNİ GÖSTERİR

19 Temmuz 2016 Salı 14:45

Bütün askeri darbelere tanık olan ve 12 Eylül 1980 de her nevi bedeli veren bir şahsiyet olarak söylüyorum. Bu askeri cunta darbelerinde geçmişte her hangi bir liderin cesur duruşuna tanık olamadık.
Aksine bazıları kuzu kuzu evlerinden alındılar ve bazılardı da şapkalarını alarak darbeye teslim oldular.Ancak bu sefer darbeye karşı bir liderin cesur bir direnişi vardı.Adım adım takip edilen ve ateşin ortasında Recep Tayyıp Erdoğan ismi ile yürüyen bir cumhurbaşkanı vardı;hiç soğuk kanlılğını kaybetmeyen cep telefonları ile Türkiye haklarına mesaj veren ve halkı darbeye karşı direnişe çağıran bir cumhurbaşkanı vardı. 
Sayın Erdoğanı sevelim sevmeyelim Sezarın hakkı Sezara verilmelidir. Cesareti ile bu ülkeyi, halkı ile beraber karanlıktan kurtaran bu tarihi cesaret ve direnişi kutlamak lazımdır.
Ancak ülkemizde mangalda kül bırakmayan aydınlarımızdan bu cesaretti göremedik.
Bu telaşın anlamını şöyle görmek lazımdır Darbe olursa biz hedef oluruz korkusuydu onun için sabaha kadar istisnalar hariç kimsede ses seda çıkmadı.Siyasi liderlerden ilk açıklamayı yapan Sayın Devlet Bahçeliyi tebrik etmek lazımdır.Ayrıca bu şiddetli kanlı darbe ortamında halkı ile beraber meydanlarda yer alan medyayı da kutlamak lazımdır.
Bir insan hakları savunucusu olarak gece saat 01.30 da darbeye karşı sayın cumhurbaşkanı ve hükümettin yanında yer alan bir destek açıklaması yaparak tüm demokrat ve yurt sever insanları aktif desteğe davet ettim.Çünkü Askeri darbelerin faşist yöneticileri ayakları yer tutar tutmaz ilk önce bu ülkede barış ve demokrasiden yana olan herkesi hedef alırlardı.Onun için darbeye karşı ses çıkarmamak kendilerine hiçbir şey kazandırmayacaktı . Sadece askeri darbenin işini kolaylaştırmış olacaktı.
Türkiye halkları Türkü ile Kürdü ile lazı,Gürcü ,Çerkezi ve diğer tüm azınlıkların desteği ile bu hain darbe karşısında göğüslerini siper yaparak yeniden bir Çanakkale destanını yaratmıştır. Verilen bu destekler Ülkemizin tarihi sayfalarına altın harfler ile yazılacaktır.
Bir barış Aktivisti olarak tecrübelerime dayanarak söylüyorum eğer darbe başarısız olmasaydı olabilecekleri birkaç madde halinde belirtmek istiyorum

1-Bu satranç savaşında savaşında eğer sayın Cumhurbaşkanı mat olsaydı darbenin psikolojik korkusu cunta kadrolarına bir zafer getirmiş olacaktı.
2- Devletin önemli kadrolarına atamalar yapılacaktı sıkı yönetim komutanları ile ülke insanları içinde demokrasiden yana olan herkesi düşman ilan ederek tutuklama ve idamlara girişeceklerdi.
3- Kürt halkının demokratik mücadelesinden yana olan şahsiyetleri zindanlarda çürütmüş olacaklardı.
4-Dağda silahlı mücadele veren insanları yasa dışı kimyasal silahlarla tasfiye yoluna gideceklerdi. 
5- Bir zamanlar inancımızdan dolayı saygı duyduğumuz Fethullah Gülen ve bu gün insanlarımızı katletmeye girişen FETÖ alçağı Humeyni nin İrana gelişi gibi özel bir uçakla Esenboğa Havaalanına gelerek yüz binlerce yağcı ve yalaka takımı tarafından karşılanmış olacaktı 
6-Bu ülkenin kan revan içinde haşhaşilerin elinden ne zaman kurtulacağı meçhul bir döneme geçmiş olacaktı.

Bana göre bu Askeri darbede müttefiklerimiz olan ABD,AB ve NATO’nun da haberleri vardı çünkü onlarda ilk etapta bizim mevzide saklanan aydınlarımız gibi sesiz kalmayı tercih ettiler. 
Darbeden iki gün önce Fransa büyük elçiliği ve konsolosluk binalarının kapatılması bunun en bariz bilgilendirme kanıtını oluşturmaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanın bu karanlık güçlere karşı tarihi zaferini bir barış ile taçlandırması gerekiyor .Ülkemizdeki Akan kardeş kanını durdurarak Kürt halkı içinde kanaat önderi, siyasetçi,dini alimler,barış savunucuları ile demokratik ve kültürel haklarla beraber bir barış ve demokrasi ülkesine hızla gitmeye çalışmalıdır.
Roboski katliamının sorumlusu eski havakuvetleri komutanı Akın Öztürk hendek ve çukur çatışmalarında ateşe körükle giden 2.ordu komutanı Adem Huduti nin darbe girişiminde baş rolde olmaları Türkiye’de birlikten yana olan ve birliğimizi yıkmaya çalışanların hakkında bizlere gerekli bilgileri vermektedir .
Ülkemizde hayata geçirilecek bir barış ile Irak Kürdistan’ına verilecek bir bağımsızlık desteği Suriye ve İran Kürdistan bölgelerine verilecek bir Abelik desteği ile kendilerini şiddetten arındırarak radikal bir çizgi yerine Demokratik bir barış kulvarı ile Türkiye’nin siyasal ve ekonomik yapısına entegre olmayı başara bilen bir Türkiye Ortadoğu ve dünyan’nın en güçlü ülkelerinde biri haline gelmeyi başarmış olacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI

ÖNE ÇIKANLAR

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu