16 Ağustos 2018 Perşembe 04:55
 

TEKNOLOJİ VE KAYBOLMAYA YÜZ TUTAN DEĞERLER

27 Aralık 2011 Salı 14:01

Mektubumuzun bu bölümünde yavaş yavaş yok olmakta olan değerlerimizi,Ortadoğu halkları arasında barışın, Kardeşliğin ve bu çağdaki sorumluluklarını ve önemini toplumsal vicdanı oluşturma gereğini anlatmaya çalışacağız.

Zaman akıp gidiyor,her geçen gün bir önceki günü arattırıyor.Toplumsal barış için birlikten güç alarak gelecek vizyonu oluşturmaya kimsenin niyetli olduğu görünmüyor.Her gün aynı ritim aynı terane.Sokakta pazarda insanlar telaş içinde.Adetten olmazsa selam bile vermeyecekler.Hiç kimsenin kimseye tahammülü kalmamış.Meşruiyetin kriterleri tersine dönmüş.Para ve mal zenginliği bütün değerlerin önüne geçmiş.İnsanlar bireysellikten medet umuyor.Ancak sürüden kaçan koyunu kurdun kapacağından haberleri yok.Birlikte yaşamanın, zenginliğin en büyük hazine olduğu hafızalardan silinmişe beziyor.

Bilinç uçup gitmiş.Beyinler doğal olarak karıncalanmış.Gelişen ve değişen dünya ve ülke koşulları,insanoğlu üzerinde en büyük etkiyi yaratmış, teknolojik gelişme ve onun getirdiği üstünlük ve rekabet gün be gün tüm dünyayı sarmalamış.Günümüzde şehirsel alanlar insanların daha rahat edebilecekleri yerler konumunda olduğu aşikar bir şekilde görünüyor.Doğal olarak şehirsel alanlar gittikçe gelişiyor.Hizmet alanları da bu paralellikte boşluk oluşturuyor.Toplumun sosyal ihtiyaçları çoğalıyor. Kurumlar ve toplumun elit zenginleri,sosyal ihtiyacı karşılayabilecek hizmetleri üretmiyor.Ara da bir Stk lerin sesi cılız da olsa çıkıyor ama çare olmuyor. Günlük yaşamlarında sanal alemin keyfi hemen herkesi ipnotize etmiş durumda.Artık hiç bir birey telefonsuz dolaşmıyor.İletişim araçları ve diğer teknolojik ürünler baş döndürücü bir hızla yenilikler yapıyor ve inanılmaz derecede insanları meşgul ediyor.Bir önceki sürecte televizyondan kurtulabilme çabaları içinde olan insanlar bu sefer internet,cep telefonu ve diğer iletişim araçları arasında inanılmaz bağımlı olmaya başladılar. İnsanlar bu sürece hem ekonomik, hem sosyal hazırlıksız yakalandı.Ortadoğu ve dünyanın diğer yoksul ülkeleri,teknolojiyi üreten emperyal ülkelere kendi pazarlarını açtılar.Telekominikasyon ağlarını geliştirip hazır hale getirdiler. Tüketici olmada kendi halklarının öncüsü oldular.İnsanlar arasındaki teknoloji tüketimi orta ve yoksul aileler üzerinde korkunç tahribatlar oluşturdu.Gelirin yaşam standartlarına uygun olmadığı,tek kişinin çalıştığı ve geçimini borçlu devam etmek durumunda olan büyük kütleleri zor durumda bıraktı.Zaten reklam giderlerini çok iyi ayarlayan üretici firmalar bir de üstüne üstlük izlenme rekorları kıran dizilerle yarışa girdiler.Artık insanlar bir an önce evime gidiyim de diziyi kaçırmayayım yarışına girdiler.Ağırlıkta işlenen konular televizyon dizileri.Artık ana haber bültenlerine de yansıdı.Ulusal medyanın en gözdeleri Birand, Kırca ve diğerleri de bu kervana katılıp sorunlarımızı bize unutturmaya başladılar.Sokakta ,pazarda karşılaşılan gençlerin yarıdan fazlası yürür halde bile facebookla boğuşmaya devam ediyor,dünyayı umursamaz halde yaşamın sözde keyfini çıkarıyorlar.Yeni çıkacak telefon modellerini tartışıyor, 3 G ve daha gelişmişlerinden bahis konuları gündemlerini oluşturuyor.Evdeki yangından ekonomik sıkıntılardan konuşmak akıllarına bile gelmiyor.Geleceğin bilgi toplumundan oluşacağı ve kendilerinin de gelecekte bu kervan da yer alacakları akıllarına gelmiyor. Güven yok,özgüven yok.Özgün ve özgür kişilik değer olmaktan çıkmış.Eleştiri,özeleştiri,saygı ve sevgi değerleri uçup gitmiş.Toplum yığınlarla ve bir sürü demogojik kargaşalarla bir yol almış gidiyor.Zaten bilincin mercekle arandığı toplumda bu sefer hazırlıksız bir teknolojik harikayla karşılaşıyor.Atalarımızın dediği gibi’’Zaten bağ verimsizdi.Birde üstüne dolu yağdı’’misali.Anlaşılan başta dert,gönülde hasret var ama kimin umurunda. Birileri sürekli yeni teknolojiler üretiyor,birileri de bilinçsiz tüketiyor,umursamaz aşırı giderler yapıyor.Toplum bireyselleştikçe hatalar çoğalıyor.Değerler yitirildikçe paranoya kara bulut gibi etrafı sarmalıyor.Hatalar büyüdükçe büyüyor,yara tedavi görmüyor yaşamı sıkıntı sarmalıyor.Galiba yaşamın kıyısında olduğumuzu fark edecek zamanı yaşadığımızı birilerinin bize hatırlatması lazım.Bu çağ yangınında sorumluluk almayanlar yaşayan ölüler

Mektubumuzun bu bölümünde yavaş yavaş yok olmakta olan değerlerimizi,Ortadoğu halkları arasında barışın, Kardeşliğin ve bu çağdaki sorumluluklarını ve önemini toplumsal vicdanı oluşturma gereğini anlatmaya çalışacağız.

Zaman akıp gidiyor,her geçen gün bir önceki günü arattırıyor.Toplumsal barış için birlikten güç alarak gelecek vizyonu oluşturmaya kimsenin niyetli olduğu görünmüyor.Her gün aynı ritim aynı terane.Sokakta pazarda insanlar telaş içinde.Adetten olmazsa selam bile vermeyecekler.Hiç kimsenin kimseye tahammülü kalmamış.Meşruiyetin kriterleri tersine dönmüş.Para ve mal zenginliği bütün değerlerin önüne geçmiş.İnsanlar bireysellikten medet umuyor.Ancak sürüden kaçan koyunu kurdun kapacağından haberleri yok.Birlikte yaşamanın, zenginliğin en büyük hazine olduğu hafızalardan silinmişe beziyor.

Bilinç uçup gitmiş.Beyinler doğal olarak karıncalanmış.Gelişen ve değişen dünya ve ülke koşulları,insanoğlu üzerinde en büyük etkiyi yaratmış, teknolojik gelişme ve onun getirdiği üstünlük ve rekabet gün be gün tüm dünyayı sarmalamış.Günümüzde şehirsel alanlar insanların daha rahat edebilecekleri yerler konumunda olduğu aşikar bir şekilde görünüyor.Doğal olarak şehirsel alanlar gittikçe gelişiyor.Hizmet alanları da bu paralellikte boşluk oluşturuyor.Toplumun sosyal ihtiyaçları çoğalıyor. Kurumlar ve toplumun elit zenginleri,sosyal ihtiyacı karşılayabilecek hizmetleri üretmiyor.Ara da bir Stk lerin sesi cılız da olsa çıkıyor ama çare olmuyor. Günlük yaşamlarında sanal alemin keyfi hemen herkesi ipnotize etmiş durumda.Artık hiç bir birey telefonsuz dolaşmıyor.İletişim araçları ve diğer teknolojik ürünler baş döndürücü bir hızla yenilikler yapıyor ve inanılmaz derecede insanları meşgul ediyor.Bir önceki sürecte televizyondan kurtulabilme çabaları içinde olan insanlar bu sefer internet,cep telefonu ve diğer iletişim araçları arasında inanılmaz bağımlı olmaya başladılar. İnsanlar bu sürece hem ekonomik, hem sosyal hazırlıksız yakalandı.Ortadoğu ve dünyanın diğer yoksul ülkeleri,teknolojiyi üreten emperyal ülkelere kendi pazarlarını açtılar.Telekominikasyon ağlarını geliştirip hazır hale getirdiler. Tüketici olmada kendi halklarının öncüsü oldular.İnsanlar arasındaki teknoloji tüketimi orta ve yoksul aileler üzerinde korkunç tahribatlar oluşturdu.Gelirin yaşam standartlarına uygun olmadığı,tek kişinin çalıştığı ve geçimini borçlu devam etmek durumunda olan büyük kütleleri zor durumda bıraktı.Zaten reklam giderlerini çok iyi ayarlayan üretici firmalar bir de üstüne üstlük izlenme rekorları kıran dizilerle yarışa girdiler.Artık insanlar bir an önce evime gidiyim de diziyi kaçırmayayım yarışına girdiler.Ağırlıkta işlenen konular televizyon dizileri.Artık ana haber bültenlerine de yansıdı.Ulusal medyanın en gözdeleri Birand, Kırca ve diğerleri de bu kervana katılıp sorunlarımızı bize unutturmaya başladılar.Sokakta ,pazarda karşılaşılan gençlerin yarıdan fazlası yürür halde bile facebookla boğuşmaya devam ediyor,dünyayı umursamaz halde yaşamın sözde keyfini çıkarıyorlar.Yeni çıkacak telefon modellerini tartışıyor, 3 G ve daha gelişmişlerinden bahis konuları gündemlerini oluşturuyor.Evdeki yangından ekonomik sıkıntılardan konuşmak akıllarına bile gelmiyor.Geleceğin bilgi toplumundan oluşacağı ve kendilerinin de gelecekte bu kervan da yer alacakları akıllarına gelmiyor. Güven yok,özgüven yok.Özgün ve özgür kişilik değer olmaktan çıkmış.Eleştiri,özeleştiri,saygı ve sevgi değerleri uçup gitmiş.Toplum yığınlarla ve bir sürü demogojik kargaşalarla bir yol almış gidiyor.Zaten bilincin mercekle arandığı toplumda bu sefer hazırlıksız bir teknolojik harikayla karşılaşıyor.Atalarımızın dediği gibi’’Zaten bağ verimsizdi.Birde üstüne dolu yağdı’’misali.Anlaşılan başta dert,gönülde hasret var ama kimin umurunda. Birileri sürekli yeni teknolojiler üretiyor,birileri de bilinçsiz tüketiyor,umursamaz aşırı giderler yapıyor.Toplum bireyselleştikçe hatalar çoğalıyor.Değerler yitirildikçe paranoya kara bulut gibi etrafı sarmalıyor.Hatalar büyüdükçe büyüyor,yara tedavi görmüyor yaşamı sıkıntı sarmalıyor.Galiba yaşamın kıyısında olduğumuzu fark edecek zamanı yaşadığımızı birilerinin bize hatırlatması lazım.Bu çağ yangınında sorumluluk almayanlar yaşayan ölüler

Mektubumuzun bu bölümünde yavaş yavaş yok olmakta olan değerlerimizi,Ortadoğu halkları arasında barışın, Kardeşliğin ve bu çağdaki sorumluluklarını ve önemini toplumsal vicdanı oluşturma gereğini anlatmaya çalışacağız.

Zaman akıp gidiyor,her geçen gün bir önceki günü arattırıyor.Toplumsal barış için birlikten güç alarak gelecek vizyonu oluşturmaya kimsenin niyetli olduğu görünmüyor.Her gün aynı ritim aynı terane.Sokakta pazarda insanlar telaş içinde.Adetten olmazsa selam bile vermeyecekler.Hiç kimsenin kimseye tahammülü kalmamış.Meşruiyetin kriterleri tersine dönmüş.Para ve mal zenginliği bütün değerlerin önüne geçmiş.İnsanlar bireysellikten medet umuyor.Ancak sürüden kaçan koyunu kurdun kapacağından haberleri yok.Birlikte yaşamanın, zenginliğin en büyük hazine olduğu hafızalardan silinmişe beziyor.

Bilinç uçup gitmiş.Beyinler doğal olarak karıncalanmış.Gelişen ve değişen dünya ve ülke koşulları,insanoğlu üzerinde en büyük etkiyi yaratmış, teknolojik gelişme ve onun getirdiği üstünlük ve rekabet gün be gün tüm dünyayı sarmalamış.Günümüzde şehirsel alanlar insanların daha rahat edebilecekleri yerler konumunda olduğu aşikar bir şekilde görünüyor.Doğal olarak şehirsel alanlar gittikçe gelişiyor.Hizmet alanları da bu paralellikte boşluk oluşturuyor.Toplumun sosyal ihtiyaçları çoğalıyor. Kurumlar ve toplumun elit zenginleri,sosyal ihtiyacı karşılayabilecek hizmetleri üretmiyor.Ara da bir Stk lerin sesi cılız da olsa çıkıyor ama çare olmuyor. Günlük yaşamlarında sanal alemin keyfi hemen herkesi ipnotize etmiş durumda.Artık hiç bir birey telefonsuz dolaşmıyor.İletişim araçları ve diğer teknolojik ürünler baş döndürücü bir hızla yenilikler yapıyor ve inanılmaz derecede insanları meşgul ediyor.Bir önceki sürecte televizyondan kurtulabilme çabaları içinde olan insanlar bu sefer internet,cep telefonu ve diğer iletişim araçları arasında inanılmaz bağımlı olmaya başladılar. İnsanlar bu sürece hem ekonomik, hem sosyal hazırlıksız yakalandı.Ortadoğu ve dünyanın diğer yoksul ülkeleri,teknolojiyi üreten emperyal ülkelere kendi pazarlarını açtılar.Telekominikasyon ağlarını geliştirip hazır hale getirdiler. Tüketici olmada kendi halklarının öncüsü oldular.İnsanlar arasındaki teknoloji tüketimi orta ve yoksul aileler üzerinde korkunç tahribatlar oluşturdu.Gelirin yaşam standartlarına uygun olmadığı,tek kişinin çalıştığı ve geçimini borçlu devam etmek durumunda olan büyük kütleleri zor durumda bıraktı.Zaten reklam giderlerini çok iyi ayarlayan üretici firmalar bir de üstüne üstlük izlenme rekorları kıran dizilerle yarışa girdiler.Artık insanlar bir an önce evime gidiyim de diziyi kaçırmayayım yarışına girdiler.Ağırlıkta işlenen konular televizyon dizileri.Artık ana haber bültenlerine de yansıdı.Ulusal medyanın en gözdeleri Birand, Kırca ve diğerleri de bu kervana katılıp sorunlarımızı bize unutturmaya başladılar.Sokakta ,pazarda karşılaşılan gençlerin yarıdan fazlası yürür halde bile facebookla boğuşmaya devam ediyor,dünyayı umursamaz halde yaşamın sözde keyfini çıkarıyorlar.Yeni çıkacak telefon modellerini tartışıyor, 3 G ve daha gelişmişlerinden bahis konuları gündemlerini oluşturuyor.Evdeki yangından ekonomik sıkıntılardan konuşmak akıllarına bile gelmiyor.Geleceğin bilgi toplumundan oluşacağı ve kendilerinin de gelecekte bu kervan da yer alacakları akıllarına gelmiyor. Güven yok,özgüven yok.Özgün ve özgür kişilik değer olmaktan çıkmış.Eleştiri,özeleştiri,saygı ve sevgi değerleri uçup gitmiş.Toplum yığınlarla ve bir sürü demogojik kargaşalarla bir yol almış gidiyor.Zaten bilincin mercekle arandığı toplumda bu sefer hazırlıksız bir teknolojik harikayla karşılaşıyor.Atalarımızın dediği gibi’’Zaten bağ verimsizdi.Birde üstüne dolu yağdı’’misali.Anlaşılan başta dert,gönülde hasret var ama kimin umurunda. Birileri sürekli yeni teknolojiler üretiyor,birileri de bilinçsiz tüketiyor,umursamaz aşırı giderler yapıyor.Toplum bireyselleştikçe hatalar çoğalıyor.Değerler yitirildikçe paranoya kara bulut gibi etrafı sarmalıyor.Hatalar büyüdükçe büyüyor,yara tedavi görmüyor yaşamı sıkıntı sarmalıyor.Galiba yaşamın kıyısında olduğumuzu fark edecek zamanı yaşadığımızı birilerinin bize hatırlatması lazım.Bu çağ yangınında sorumluluk almayanlar yaşayan ölüler

Mektubumuzun bu bölümünde yavaş yavaş yok olmakta olan değerlerimizi,Ortadoğu halkları arasında barışın, Kardeşliğin ve bu çağdaki sorumluluklarını ve önemini toplumsal vicdanı oluşturma gereğini anlatmaya çalışacağız.

Zaman akıp gidiyor,her geçen gün bir önceki günü arattırıyor.Toplumsal barış için birlikten güç alarak gelecek vizyonu oluşturmaya kimsenin niyetli olduğu görünmüyor.Her gün aynı ritim aynı terane.Sokakta pazarda insanlar telaş içinde.Adetten olmazsa selam bile vermeyecekler.Hiç kimsenin kimseye tahammülü kalmamış.Meşruiyetin kriterleri tersine dönmüş.Para ve mal zenginliği bütün değerlerin önüne geçmiş.İnsanlar bireysellikten medet umuyor.Ancak sürüden kaçan koyunu kurdun kapacağından haberleri yok.Birlikte yaşamanın, zenginliğin en büyük hazine olduğu hafızalardan silinmişe beziyor.

Bilinç uçup gitmiş.Beyinler doğal olarak karıncalanmış.Gelişen ve değişen dünya ve ülke koşulları,insanoğlu üzerinde en büyük etkiyi yaratmış, teknolojik gelişme ve onun getirdiği üstünlük ve rekabet gün be gün tüm dünyayı sarmalamış.Günümüzde şehirsel alanlar insanların daha rahat edebilecekleri yerler konumunda olduğu aşikar bir şekilde görünüyor.Doğal olarak şehirsel alanlar gittikçe gelişiyor.Hizmet alanları da bu paralellikte boşluk oluşturuyor.Toplumun sosyal ihtiyaçları çoğalıyor. Kurumlar ve toplumun elit zenginleri,sosyal ihtiyacı karşılayabilecek hizmetleri üretmiyor.Ara da bir Stk lerin sesi cılız da olsa çıkıyor ama çare olmuyor. Günlük yaşamlarında sanal alemin keyfi hemen herkesi ipnotize etmiş durumda.Artık hiç bir birey telefonsuz dolaşmıyor.İletişim araçları ve diğer teknolojik ürünler baş döndürücü bir hızla yenilikler yapıyor ve inanılmaz derecede insanları meşgul ediyor.Bir önceki sürecte televizyondan kurtulabilme çabaları içinde olan insanlar bu sefer internet,cep telefonu ve diğer iletişim araçları arasında inanılmaz bağımlı olmaya başladılar. İnsanlar bu sürece hem ekonomik, hem sosyal hazırlıksız yakalandı.Ortadoğu ve dünyanın diğer yoksul ülkeleri,teknolojiyi üreten emperyal ülkelere kendi pazarlarını açtılar.Telekominikasyon ağlarını geliştirip hazır hale getirdiler. Tüketici olmada kendi halklarının öncüsü oldular.İnsanlar arasındaki teknoloji tüketimi orta ve yoksul aileler üzerinde korkunç tahribatlar oluşturdu.Gelirin yaşam standartlarına uygun olmadığı,tek kişinin çalıştığı ve geçimini borçlu devam etmek durumunda olan büyük kütleleri zor durumda bıraktı.Zaten reklam giderlerini çok iyi ayarlayan üretici firmalar bir de üstüne üstlük izlenme rekorları kıran dizilerle yarışa girdiler.Artık insanlar bir an önce evime gidiyim de diziyi kaçırmayayım yarışına girdiler.Ağırlıkta işlenen konular televizyon dizileri.Artık ana haber bültenlerine de yansıdı.Ulusal medyanın en gözdeleri Birand, Kırca ve diğerleri de bu kervana katılıp sorunlarımızı bize unutturmaya başladılar.Sokakta ,pazarda karşılaşılan gençlerin yarıdan fazlası yürür halde bile facebookla boğuşmaya devam ediyor,dünyayı umursamaz halde yaşamın sözde keyfini çıkarıyorlar.Yeni çıkacak telefon modellerini tartışıyor, 3 G ve daha gelişmişlerinden bahis konuları gündemlerini oluşturuyor.Evdeki yangından ekonomik sıkıntılardan konuşmak akıllarına bile gelmiyor.Geleceğin bilgi toplumundan oluşacağı ve kendilerinin de gelecekte bu kervan da yer alacakları akıllarına gelmiyor. Güven yok,özgüven yok.Özgün ve özgür kişilik değer olmaktan çıkmış.Eleştiri,özeleştiri,saygı ve sevgi değerleri uçup gitmiş.Toplum yığınlarla ve bir sürü demogojik kargaşalarla bir yol almış gidiyor.Zaten bilincin mercekle arandığı toplumda bu sefer hazırlıksız bir teknolojik harikayla karşılaşıyor.Atalarımızın dediği gibi’’Zaten bağ verimsizdi.Birde üstüne dolu yağdı’’misali.Anlaşılan başta dert,gönülde hasret var ama kimin umurunda. Birileri sürekli yeni teknolojiler üretiyor,birileri de bilinçsiz tüketiyor,umursamaz aşırı giderler yapıyor.Toplum bireyselleştikçe hatalar çoğalıyor.Değerler yitirildikçe paranoya kara bulut gibi etrafı sarmalıyor.Hatalar büyüdükçe büyüyor,yara tedavi görmüyor yaşamı sıkıntı sarmalıyor.Galiba yaşamın kıyısında olduğumuzu fark edecek zamanı yaşadığımızı birilerinin bize hatırlatması lazım.Bu çağ yangınında sorumluluk almayanlar yaşayan ölüler

Mektubumuzun bu bölümünde yavaş yavaş yok olmakta olan değerlerimizi,Ortadoğu halkları arasında barışın, Kardeşliğin ve bu çağdaki sorumluluklarını ve önemini toplumsal vicdanı oluşturma gereğini anlatmaya çalışacağız.

Zaman akıp gidiyor,her geçen gün bir önceki günü arattırıyor.Toplumsal barış için birlikten güç alarak gelecek vizyonu oluşturmaya kimsenin niyetli olduğu görünmüyor.Her gün aynı ritim aynı terane.Sokakta pazarda insanlar telaş içinde.Adetten olmazsa selam bile vermeyecekler.Hiç kimsenin kimseye tahammülü kalmamış.Meşruiyetin kriterleri tersine dönmüş.Para ve mal zenginliği bütün değerlerin önüne geçmiş.İnsanlar bireysellikten medet umuyor.Ancak sürüden kaçan koyunu kurdun kapacağından haberleri yok.Birlikte yaşamanın, zenginliğin en büyük hazine olduğu hafızalardan silinmişe beziyor.

Bilinç uçup gitmiş.Beyinler doğal olarak karıncalanmış.Gelişen ve değişen dünya ve ülke koşulları,insanoğlu üzerinde en büyük etkiyi yaratmış, teknolojik gelişme ve onun getirdiği üstünlük ve rekabet gün be gün tüm dünyayı sarmalamış.Günümüzde şehirsel alanlar insanların daha rahat edebilecekleri yerler konumunda olduğu aşikar bir şekilde görünüyor.Doğal olarak şehirsel alanlar gittikçe gelişiyor.Hizmet alanları da bu paralellikte boşluk oluşturuyor.Toplumun sosyal ihtiyaçları çoğalıyor. Kurumlar ve toplumun elit zenginleri,sosyal ihtiyacı karşılayabilecek hizmetleri üretmiyor.Ara da bir Stk lerin sesi cılız da olsa çıkıyor ama çare olmuyor. Günlük yaşamlarında sanal alemin keyfi hemen herkesi ipnotize etmiş durumda.Artık hiç bir birey telefonsuz dolaşmıyor.İletişim araçları ve diğer teknolojik ürünler baş döndürücü bir hızla yenilikler yapıyor ve inanılmaz derecede insanları meşgul ediyor.Bir önceki sürecte televizyondan kurtulabilme çabaları içinde olan insanlar bu sefer internet,cep telefonu ve diğer iletişim araçları arasında inanılmaz bağımlı olmaya başladılar. İnsanlar bu sürece hem ekonomik, hem sosyal hazırlıksız yakalandı.Ortadoğu ve dünyanın diğer yoksul ülkeleri,teknolojiyi üreten emperyal ülkelere kendi pazarlarını açtılar.Telekominikasyon ağlarını geliştirip hazır hale getirdiler. Tüketici olmada kendi halklarının öncüsü oldular.İnsanlar arasındaki teknoloji tüketimi orta ve yoksul aileler üzerinde korkunç tahribatlar oluşturdu.Gelirin yaşam standartlarına uygun olmadığı,tek kişinin çalıştığı ve geçimini borçlu devam etmek durumunda olan büyük kütleleri zor durumda bıraktı.Zaten reklam giderlerini çok iyi ayarlayan üretici firmalar bir de üstüne üstlük izlenme rekorları kıran dizilerle yarışa girdiler.Artık insanlar bir an önce evime gidiyim de diziyi kaçırmayayım yarışına girdiler.Ağırlıkta işlenen konular televizyon dizileri.Artık ana haber bültenlerine de yansıdı.Ulusal medyanın en gözdeleri Birand, Kırca ve diğerleri de bu kervana katılıp sorunlarımızı bize unutturmaya başladılar.Sokakta ,pazarda karşılaşılan gençlerin yarıdan fazlası yürür halde bile facebookla boğuşmaya devam ediyor,dünyayı umursamaz halde yaşamın sözde keyfini çıkarıyorlar.Yeni çıkacak telefon modellerini tartışıyor, 3 G ve daha gelişmişlerinden bahis konuları gündemlerini oluşturuyor.Evdeki yangından ekonomik sıkıntılardan konuşmak akıllarına bile gelmiyor.Geleceğin bilgi toplumundan oluşacağı ve kendilerinin de gelecekte bu kervan da yer alacakları akıllarına gelmiyor. Güven yok,özgüven yok.Özgün ve özgür kişilik değer olmaktan çıkmış.Eleştiri,özeleştiri,saygı ve sevgi değerleri uçup gitmiş.Toplum yığınlarla ve bir sürü demogojik kargaşalarla bir yol almış gidiyor.Zaten bilincin mercekle arandığı toplumda bu sefer hazırlıksız bir teknolojik harikayla karşılaşıyor.Atalarımızın dediği gibi’’Zaten bağ verimsizdi.Birde üstüne dolu yağdı’’misali.Anlaşılan başta dert,gönülde hasret var ama kimin umurunda. Birileri sürekli yeni teknolojiler üretiyor,birileri de bilinçsiz tüketiyor,umursamaz aşırı giderler yapıyor.Toplum bireyselleştikçe hatalar çoğalıyor.Değerler yitirildikçe paranoya kara bulut gibi etrafı sarmalıyor.Hatalar büyüdükçe büyüyor,yara tedavi görmüyor yaşamı sıkıntı sarmalıyor.Galiba yaşamın kıyısında olduğumuzu fark edecek zamanı yaşadığımızı birilerinin bize hatırlatması lazım.Bu çağ yangınında sorumluluk almayanlar yaşayan ölüler

olduklarını unutmasınlar.Kaçınılmaz sonda bir şey üretmeden gidenlerin böcek yemi olmaları da faydasızdır.

İçinde yaşadığımız teknolojik çağa bakarak,daha objektif daha hazırlıklı bir misyon üstlenmek gereğine inanıyorum.Herkesi okumaya,aydınlanmaya,cehalete karşı koymaya ve az televizyon seyretmeye,mutlu refah ve barış içinde yaşamaya davet ediyor saygılarımı sunuyorum.

BAKİ BARIK

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI

ÖNE ÇIKANLAR

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu