23 Ocak 2018 Salı 09:18
 

ORTADOĞU VE HALKLAR

24 Ekim 2011 Pazartesi 19:02

İnsan doğasının entemel gerçeği karnı tok,sırtıpek ve başı rahat olmasıdır.
Evrende yaşayan tüm insanlar için geçerli ilkelerdir bunlar.Eğer huzursuz aç ve tehlikede değilseler, durup dururken başlarını belaya koymazlar.
Ayrıca insanların doğasında en güzele ve en iyiye sahip olma duygusu da vardır.Bunlar yok gibi
Gösteriliyor  veya inkar ediliyorsa,İnkar eden ve reddedenler sadece kendilerini kandırıyorlar.
Saddamın devrilmesi ve Irak’ın işgalinden sonra Ortadoğu çoktan kaynamaya başlamıştı.Yıllardır diktatörlüklerle yönetilen Ortadoğu ve Afrika ülkelerindeki halklar diktatörlerden bir şekilde kurtulmanın yollarını keşfe koyulmuşlardı.Demokratik muhalefet oluşturmak,İnsan hak ve özgürlüklerinden dünyadaki medeni ülkeler gibi yararlanmak,kendilerinin ve içinde yaşadıkları topulukların onurunun ayaklar altına alınmamış olduğunu görmek,daha özgür, refah ve huzur içinde yaşamak adına hem birbirleriyle dayanıştılar,hemde dış dünyadan destek aldılar.Toplumsal referansları yıllardır dikta rejimlerinden kurtulma çabasıydı.REALİTE;her kim dile getirirse getirsin geniş halk yığınlarının’’bunların içinde bilim adamları,sanatçılar,yazarlar ve akedemisyenlerde dahildir’’salt çoğunluğu tarafından kabul görüyorsa realitedir.Kendi insanının özgürlüklerini kısıtlayan,geleceğine şüpheyle baktıran,cehaleti kader diye sunan orta doğu diktatürleri kendi canavarlarını kendileri yarattılar.İnsanı yücelten,bireyin kutsallığını tescil eden insanlık manifestosunu görmezden geldiler.Ortadoğu ve Afrikanın güçlü ve diktatör liderleri,iktidarları süresince tartışmasız yasalarla,doğrunun ancak güçlünün söylemlerinden ibaret olduğunu imajını verdiler.Toplumsal muhalefete,insan hak ve özgürlüklerini savunanlara tahammülleri olmadı.2003 yılına gelindiğinde perşembenin gelişi,çarşambadan belli olmuştu.Saddamın dünyanın süper güçlerine sahtecikten meydan okuması,iyi çocuk rölünü Kuveyt işgaliyle hafiften yaralaması ,oğullarını iktitidarında güçlü kılması hem onun hem iktidarının hemde halka korku salan çocuklarının kaçınılmaz sonunu dünya izledi.Irakla ilgili yapılan incelemerde Irak işgalinin gerekçesi olan kitle imha silahları halen bulunamadı. Ama Saddam iktidarının kaçınılmaz sonunun gerekçesi oldu.BM’nin eski silah denetçisi Hans Blix,ABD ve İngiltereyi Irakı boş yere işgal etmekle suçladı.çünkü halen kitle imha silahlarının araması devam ediyor.Devrik Libya lideri Muammer kaddafinin 42 yıllık iktidarında farklılıklar olsada  benzerlikler de vardır.Libyanın yönetitiminde çocuklarına geniş yetkiler vermesi,İskoçyanın Lockerbiye uçağının sabotaj sonucunda düşürülüp 10 milyon dolara mahkum edilmesi,sıradışılığı,diplomatik kuralsızlığı ve en önemlisi 23 Eylül 2009’da BM’de yaptığı konuşma sırasında BM kitabını yere atması ,kurumun varlığı ,işleyişi ve yetkilerini sorgulaması belkide iktidarının sonunun gerekçesini oluşturmuştur.Libya halkının da kesintisiz 42 yıllık iktidarın değişimine taraf olması ve ülkedeki petrol ve gaz rezervlerinin de iştah kabartması ayrı bir gerekçedir. MUAMMER KADDAFİ’nin bu serüvenini tarih yargılayacaktır.Aslında kaddafinin ülkesi dış dünyaya borçlu değil,halkıda muhtaç değil,eğitim ve sağlık paralı değil işsizlere 1500 dolar işsizlik aylığı ,suyun pahalı olduğunu düşünecek olursak suyun halka bedava verilmesi ama monarşik bile değilse tek kişilik iktidarını  halkı artık sindirememiştir.Her şeye rağmen dünyanın en güçlü ve örgütlü devletlerine kafa tutması ve aykırılıkları barındırması ilede tarihteki yerini almıştır.Libyanın bu gerçekleri ortada duruyor ama halk değişime taraf.Nato desteğini arkasına alan Libya halkı kaddafiyi devirmiştir ama ajanslara düşen görüntüler ve dünya insan hakları örgütü ve karısı ile kızının da tepkileri böyle vahşi bir ölümü onaylamıyor. YAPMAYIN,ETMEYİN,HARAMDIR.Sanıyorum bu söz tarihte bir dip not olarak yerini alacak.UmarımKaddafi sonrası gelecek olan yönetim Libya halkına daha refah bir gelecek hazırlar. Evrenin en güçlü organizasyonunun deylet olduğunu unutmamak gerekir.Ancak
devletten üstün güç halktır.Kimki halkı hiçe sayarsa akıbeti tarihteki emsallerinin akibeti olacaktır.Devletler ve liderler ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, halkları her zaman onlardan daha güçlüdür.Halklar hakkettikleri şekilde yönetilirler Liderler öyle bir ahlaka sahip olmalıdırlarki,kendi çıkarlarından önce halklarının çıkar ve huzurunu düşünmelidirler
BAKİ BARIK

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI

ÖNE ÇIKANLAR

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu