23 Ocak 2018 Salı 09:17
 

EY İNSANLIK SANA ŞİKAYETİM VAR

26 Kasım 2011 Cumartesi 09:29

EY İNSANLIK SANA ŞİKAYETİM VAR

Uzun upuzun mektubumuzun bu bölümünde derdimizi,tasamızı,duyarsızlığımızı,bilgisizliğimizi,toplumsal yaraları sarmada derman olamadığımızı ve daha ne eksiklikler neler de neler.Tarihten bazı örneklerle hep beraber nasıl vicdani bir sorumluluk içinde bulunmamız gerektiğini anlatmaya çalışacağız.

Tarihin derinliklerinden bugüne birçok medeniyetin kaynağı Mezopotamya ve bu uygarlıkların beşiği olan Anadolu.Sümerlere,mitanilere,frigyalılara,Etilere(Hitit) babillilere,Lidyayalılar,doğu roma,Selçuklu,Moğol imp.osmanlıya ve onların medeniyetlerine anavatan olmuştur.Bilindiği üzere’’ Tarih Sümerle başlar’’Bu Sümerlerin nasıl bir uygarlık kurduklarının kanıtıdır.Tarihteki ilk yazılı kanunlar Hammurabi tarafından yazılmıştır.Hiristiyanlığın ilk doğduğu yerde,Anadoludur.

Yukarı mezopotamyadaki halk,insanı mağara hayatından kurtarıp,meskene sokmuş,tarımcılığı başlatmış,hayvanları evcilleştirmiştir.Uygarlık ilk kez yukarı mezopotamyada başlamış ve buradan anadoluya ve aşağı mezopotamyaya yayılmıştır.Helen ve roma topraklarına da buradan gitmiştir.Söz konusu tarih yapılan kazılar sonucunda,arkeologların levhalar üzerindeki kalıntılarından belgelenmiştir.Günümüzde yukarıda adını saydığımız medeniyetlerin tamamı tarihten silinmişlerdir.

Tarihin derinliklerinde bu kadar evrensel emek harcayarak günümüz insanlığına bu denli hizmet sunmuş medeniyetlerin üzerinde yaşayan halklara bir göz attığımızda manzara pek hoş görüntü vermiyor.Mezopotamya ve Anadolu mozayiğinde yer alan Kürt ve Türk halklarının tarihte olduğundan çok daha fazla birbirine tahammül etmelerine ve birlikte yaşamalarına ihtiyaç görünüyor.Kaldıki halklar kardeş,mazlumlar da zaten ebedi kardeş değilmidir.Dünya eski dünya değildir.Çağ bilgi, birleşme ve birlikten güç alma çağıdır.İnsanlık ancak barışın değerini anlarsa ve yaşama geçirirse, kardeşliğin önü açılır.Dünya ancak o zaman yaşanılabilir hale gelir.Şöyle son yüz yılı irdelediğimizde bilim ve bilgelik noktasında çok gerilerde kaldığımızı hemen fark edebiliriz. Malesef ortaya böyle çok kötü bir manzara çıkıyor.

Böylesi bizim gibi toplumlarda bu sefer ortalıkta sadece dedikodu yapan yığınlarla insan oluşuyor.Akedemisyenleri,aydınları çok kıt ve söz sahibi olmayan bizim gibi toplumlarda okumanın ve okumuşun da vizyonu oluşmuyor.Hal böyle olunca birileri dümene geçiyor,siyeset, ekonomi ve toplumsal değerlerin sahipleri oluyor.Bu da kaderci halkımızın kederi oluyor.Dolayısiyle özlemlediğimiz barış ve kardeşliğin rengarenk kilimli dokusu oluşmuyor.Çıkar bezirganlarının da işbirliği devam ediyor.

Yaşadığımız ülkede, gerçek bir demokrasinin oluşması,adalet ve barışın sağlanması için, içinde yaşadığımız toplumda sorumluluk almak gibi vicdani bir sorumluluk taşıdığımızı önce kendimden başlatıyorum.Sokakların temiz tutulmasından,sahiplenilmeyen çocuklardan,töre cinayetlerinden,kadına şiddetten,birbirimize tahammül göstermemekten barışın ve kardeşliğin tesisi için örgütlenmemekten ve daha birçok eksikliklerimizden hep beraber sorumluyuz.

BAKİ BARIK

Kaynak:Gordon childe

‘’Tarihte neler oldu’’

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI

ÖNE ÇIKANLAR

HAVA DURUMU

5 günlük hava durumu